Mineral nedir?

Yerkabuğundan çıkarılan maddelerdir. Kelime zaten Latince, «yerkabuğundan çıkarılan» anlamındaki, «mineralis» ten gelir. Mineraller 100 km. kadar kalınlığında olan yerkabuğu (litosfer)'nun en üstündeki birkaç kilometrelik bölümünden elde edilir. Minerallerin kimyasal ve fiziksel Özellikleri vardır.

Suda çözünme veya çözünmeme, asit ve ısı etkisi, bazı kimyasal maddelerle meydana getirdikleri bileşikler, minerallerin kimyasal özelliklerini ortaya çıkarır. Fiziksel özellikleri İse yoğunluk, esneklik, ışığı kırma, iletkenlik ve benzeri gibi alanlarda kendisini gösterir.

Mineraller, kimyasal yapılarına göre 9'a ayrılır:

1) Elemanlar (Kükürt, altın, gümüş);
2) Sülfürler ve benzerleri (Pirit, palenit vb.);
3) Haloidler (Potasyum ve alüminyum filizleri vb.);
4) Oksit ve hidroksitler (Magnetİt, hematit, su, kromit vb.);
5) Nitrat, karbonat ve boratlar (Kalsit, magnezit, soda vb.);
6) Organik mineraller (Petrol, asfalt, kömürler vb.);
7) Silikatlar (Talk, kaolin vb.);
8) Sülfatlar ve kromatlar (Barit, gips vb.);
9) Fosfatlar, arsenatlar (fosforit, apatit vb.).

Yeryüzündeki minerallerin bir kısmı doğrudan doğruya dünyanın çekirdeğini teşkil eden magmadan meydana gelir. Sıvı ateş halindeki bu kesimin zaman zaman yeryüzüne püskürmesiyle dışarı verdiği mineraller feldispat, kuvars vb./dir. Bir kısım mineraller doğrudan doğruya suların etkisiyle meydana gelir. Suların İçinde sıcaklık etkisiyle çözünüş bulunan tuzlar, bazı mineralleri başka mineral haline getirir.

mineral

Baryum filizi olan «barit» bunun bir örneğidir. Öte yandan canlı organizmaların yardımıyla meydana gelen mineraller de vardır. Mercan bu çeşit minerallerin en belirli örneğidir. Nihayet magmada bulunan bir kısım uçucu elemanların çıkardığı gazlar da bazı mineralleri başka mineral haline getirebilir. Bu şekilde meydana gelen minerallerin başlıcaları: Molibdenit, arsenopirit, volframit ve kassiterit (kalay filizi) dir.

Civayı saymazsak hemen hemen bütün diğer mineraller katı haldedir. Petrol ve asfalt organik minerallerdir. Bunların dışında kalan bütün diğer mineraller anorganiktir. Mineraller büyük kitleler halinde yalnız başlarına bulundukları gibi, taşlarla beraber de bulunabilirler. Mineral ve taşların meydana getirdiği tabiat, «cansız tabiat» diye anılır. Bitki ve hayvanların meydana getirdiği canlı tabiat'ın hayatını devam ettirebilmesi için, cansız tabiata ihtiyacı vardır.

Her mineralin kristal yapısı, kendine has olup, sabittir. Minerallerin kristal yapılarını inceleyen ilme mineroloji denir. Mineroloji, on sekizinci yüzyıl ile on dokuzuncu yüzyılın ilk başlarında gelişmiştir. 1830 senesinde 32 sınıf kristal tespit edilmişti. Atom teorisinin gelişmesiyle kristallerin dışarıdan gözüken muntazam yapılarının esasen kristali meydana getiren atomların kristal içindeki dizilişiyle ilgili olduğu anlaşılmıştır. Bunu Alman bilim adamı Max Von Laue, x ışınları yardımıyle 1912’de ispat etmiştir. Her kristalin X ışınını kırma biçimi değişiktir.

Mineraller basit veya karmaşık formüllerle ifade edilirler. Tabiatta serbestçe bulunan altın minerali yalnız Au formülüyle ifade edildiği halde, kuartz SiO 2 magnezit MgCO 3 , barit BaSO 4 , lawsonit CaAl 2 Si 2 O 7 (OH) 2 .2H 2 O formülleriyle ifade edilir. Minerallere verilen isimler daima -it son ekiyle biter, kelimenin diğer kısmı kristalin rengi, şekli, yoğunluğuyla ilgili bilgiyi verir. Mesela albit mineralinde albus Latince beyaz manasına gelir. Albit minerali beyaz renklidir. Barit Latince de ağır manasına gelen barys kelimesinden türetilmiştir.

Minerallerin bileşimleri kimyasal analizlerle, yapıları ise X ışını analizleriyle anlaşılır. Tecrübeli mineralojistler mineral kristallerine bakarak bunun hangi mineral olduğunu anlayabilirler. Bugüne kadar tespit edilebilen mineral sayısı yaklaşık 2000 adettir. Mineralleri tanımak için kristal biçimi, kristallerin kırılış yönleri mühimdir. Mesela mika bir yönde rahatça kırılıp levhalara ayrılabildiği halde, diğer yönde kırılmaz. Halbuki kuartz belirli bir yönde kırılamaz. Mineralleri tanımanın bir yolu da her kristale ait rengi tanımaktır. Mesela bakır bileşimli mineraller yeşil ve mavi renklidir. Manganez silikat mineralleri pembe renklidir.

Minerallerin ışığı yansıtma özelliği de tanınmasında mühimdir. Havanın ışığı kırma indisi (indeksi) 1’dir. Mesela buzun, 1,310; kuartzın 1,55; elmasın 2,419’dur. Kırılma indisi (indeksi) büyüdükçe parlaklık artar. Parlaklık kristalin gösterişini arttırır. Minerallerin tanınmasında bir özellik de sertliktir. Mineralojide minerallerin sertlik dereceleri tarif edilmiştir. talk 1, kalsit 3, kuartz 7, elmas 10 sertlik derecelerine sahiptir. 2 sertlikteki minerale tırnak izi çıkabildiği halde, 3 sertlikteki mineral ancak çakı ile çizilebilir. 5 sertlikteki mineralin çizilmesi zordur.

Mineraller ya maden işletmelerinde maden elde etmekte veya mineralin bulunuş şekliyle endüstride kullanılır. Mesela, kalkopritten (CuFeS 2 ) bakır; hematitten (Fe 2 O 3) demir; zirkondan (Zr Si O 4) zirkonyum elde edilir. Kristal olarak elde edilen minerallerden elmas, endüstride kesme işlerinde; kalsit, kireçtaşı olarak çimento yapımında; balçık, seramik ve çinicilikte; apatit (kalsiyum fosfat) gübre ve sülfürik asit üretiminde kullanılır.

Sözlükte "mineral" ne demek?

1. Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.
2. İçinde inorganik maddeler bulunan.

Mineral kelimesinin ingilizcesi

n. natural substance belonging to a group of inorganic (often crystalline) compounds which are found in the earth, that which is not animal or vegetable
adj. of or pertaining to minerals, consisting of minerals
n. mineral, natural substance belonging to a group of inorganic
Köken: Fransızca

Son eklenenler

ıvs

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç